Korona Virüs İş Kazası Mıdır?

İŞ KAZASI NEDİR?

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 13. Maddesinde İş Kazası tanımlanmıştır. Bu tanıma göre;

· Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

· İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

· Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

· Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

· Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

COVID-19 VİRÜSÜ (KORONA VİRÜS) İŞ KAZASI NİTELİĞİNDE MİDİR?

Tüm dünyada salgın halini alan ve 11/03/2020 tarihinden itibaren ülkemizde de ilk vakanın görülüğü, gün geçtikçe kişiden kişiye bulaşarak hastalık ve ölüm sayısının arttığı COVID-19 virüsünün Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütünün yapmış olduğu açıklamalara göre insanların etkileşim halinde bulunduğu yerlerde daha hızlı bir şekilde yayıldığı bilinen bir gerçektir. Bu gerçek ister istemez çalışanlar ve işverenleri ciddi şekilde endişeye düşürmektedir. Zira bir işçi 5510 Sayılı Yasanın 13. Maddesinde sayılı hallerden birindeyken korona virüsüne yakalanabilir. Örneğin; işçi işyerinde çalışırken başka bir işçiden bu virüs bulaşabilir yahut işçi yürütülmekte olan iş nedeniyle görevli olarak işyeri dışında bir yere gönderilebilir ve bu şekilde de virüs kendisine bulaşabilir. Peki bu durumda işçi bedenen veya ruhen özre uğrar veya yaşamını yitirirse bu durum iş kazası niteliğinde olur mu?

İşveren, korona virüs ve benzeri salgın durumları söz konusu olduğunda iş yerinde gerekli olan her türlü tedbir ve önlemi almak zorundadır. İşverenin almasının gerekli olduğu bu tedbir ve önlemlerin alınmaması ve işçinin bundan dolayı herhangi bir zarara uğraması halinde işverenin her türlü hukuki ve cezai sorumluluğu bulunmaktadır.

İşverenin bu sorumluluğunu "iş kazası" kapsamında değerlendirdiğimizde işçinin ölümüne yahut bedenen veya ruhen sakat kalmasına sebebiyet veren korona virüs hastalığına ne zaman, nerede ve nasıl yakalandığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu hususta yakın tarihte Yargıtay 21. Hukuk Dairesince verilen emsal bir kararı incelemek faydalı olacaktır. Yargıtay"ın bu kararına göre tır şoförü olan işçi iş sebebiyle çıkmış olduğu yoldan ülkeye dönerken rahatsızlanıp muayene olmak için hastaneye gitmiştir. Yapılan test sonucu işçinin korona virüs gibi bulaşıcı nitelikli olan domuz gribi hastalığına yakalandığı tespit edilir ve işçi bu hastalık nedeniyle vefat eder. Yapılan incelemeler sonucu işçinin iş için çıktığı yolculuk sırasında bu hastalığa yakalandığı tespit edilir ve bu şekilde yasanın iş kazası için aramış olduğu uygun illiyet bağı da oluşan zarar ile kurulmuş olur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu karara göre işçinin işveren tarafından verilen işi yaptığı sırada bulaşıcı hastalığa yakalanması ve neticeten bu hastalık nedeniyle vefat etmesi (işçi bu hastalık nedeniyle bedenen veya ruhen özre uğramış olsa da aynı sonuç doğacaktı) iş kazası kabul edilmelidir.

Bu nedenlerle ülkede ve dünyada salgın hastalık niteliğini alan bu virüse karşı öncelikle işverenlerin işyerlerinde her türlü tedbir ve önlemi alması, işçilerin de bu tedbir ve önlemlere uyması gerekmektedir. Alınan tedbirlere rağmen korona virüs bulaşması nedeniyle işçinin bedenen veya ruhen kalıcı bir özrünün olması yahut vefat etmesi halinde bu durum Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında iş kazası niteliğini kazanır ve işverenin hukuki-cezai olarak sorumluluğu doğar.


#izmir #avukat

26/03/2020

Av. Özge Fakçı

390 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör