• Av.Harun Ümit Eren

CORONAVİRÜS VE İŞ HUKUKU




Yeni Coronavirüs (COVID-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür. Corona Virüs Covid 19 olarak bilinen solunum yolu bulaşıcı hastalığı, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSO) tarafından "çok yüksek" seviyesine çıkarılmış ve "uluslararası kamu sağlığı acil durumu" ilan edilmesi ile birlikte ülkemizde de pek çok tedbir ve önlemler alınmaya başlanmış, Bakanlıklarca genelgeler yayınlanmıştır. Tedbirler kapsamında vatandaşların evde kalmaları tavsiye edilmiş, pek çok işyerinin de kapatılmasına karar verilmiştir. İçişleri Bakanlığı tarafından 21 Mart 2020 Cumartesi saat 24.00’dan itibaren 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı bulunanların ikametlerinden dışarı çıkmaları, park bahçe gibi açık alanlarda dolaşmaları sınırlandırıldı. Bu sınırlama ile pek çok sorunda beraberinde gelmiştir. Bu yazımızda da bazı merak edilenlere değineceğiz.

Öncelikle İş Kanunumuzda bahsi geçen zorlayıcı sebep nedir ve COVİD-19 salgını da zorlayıcı sebep kapsamınada mıdır ?


Ülkemiz mevzuatında zorlayıcı nedenin kabulü için herhangi bir idari karara gerek olmamakla birlikte, bir hali zorlayıcı neden olarak kabul eden ve buna göre hareket eden taraflar riskine de katlanmak durumundadır. Doktrinimizde zorlayıcı neden olarak yangın, doğal afet, salgın hastalık gibi haller olarak kabul görmüştür. Coronavirüs salgın bir hastalık olduğundan işçi ve işveren açısından zorlayıcı neden olarak değerlendirilebilir. Salgın hastalıkların zorlayıcı neden olarak kabul edildiğine yönelik Yargıtay’ın da açıklayıcı kararı bulunmaktadır. Buna göre, işçiyi çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı neden , işçinin çevresinde meydana gelmelidir. Örneğin işyerinin kapatılması zorlayıcı neden sayılmaz. Ancak, sel, kar, deprem gibi doğal olaylar nedeniyle ulaşımın kesilmesi, salgın hastalık sebebiyle karantina uygulaması gibi durumlar zorlayıcı nedenlerdir (Yargıtay 9.HD., 18.09.2019, 2016/9116 E.-2019/16141 K.).


PEKİ CORONAVİRÜSÜ ÜLKEMİZDE DE BU DERECE YAYGIN OLMASI, PEK ÇOK TEDBİRLERİN ALINMASI DURUMUNDA İŞÇİ VE İŞVERENLER NE YAPACAK ?


65 yaş ve üstü iseniz veya kronik hastalığınız varsa ve herhangi bir işyerinde çalışıyorsanız evden dışarı çıkmanızın kısıtlanması durumunda ne yapacaksınız ?


Pek çok 65 yaş ve üstü olanlar ile kronik hastalığı olan hastalar işe nasıl devam edecekleri konusunda kafa karışıklığı yaşamaktadır. İşçiler evden çıkmadıklarını işyerlerine beyan etmeleri durumunda işten çıkarılma tehditi ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu durumda işçiler ne yapacaklar ? İşverenin işçiyi işten çıkarması hakkı var mıdır ? İşçinin karantina sebebiyle işe gidememesi durumunda bunun bir “ zorlayıcı neden ” olacağını kabul edilebilmektedir. Bu durumda işverenin bu işçilere 1 hafta boyunca yarım ücret ödemesi gerekmektedir. Bu 1 hafta sonunda zorunlu halin devam etmesi halinde iş akdi askıda olacaktır. Bu durumda işverenin ücret ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle işçi herhangi bir maaş alamayacaktır. İşverenin bu sürece riayet etmeyip iş akdini feshetmesi durumunda işçinin İş K m.18, 19 ve devamı maddelerindeki hakkı mevcut olmaktadır.


Genelge ile kapatılan restoranlar, pastane ve benzeri işyerinde çalışan işçilerin durumu nedir?


Coronavirüs nedeniyle işyerinin kapanması, hizmet verememesi durumunda 4857 Sayılı Kanunun 24.maddesi kapsamında zorlayıcı neden varlığından bahisle 1 hafta süre devamında işçiye yarım ücret ödenir ve 1 hafta sonunda zorlayıcı halin devam etmesi halinde iş akdi askıya alınır. İş akdinin işyerinin kapalı olması, işyerinin işleyişinin devam etmemesi nedeniyle işçinin haklı nedenle fesih hakkı bulunmaktadır. İşçi yarım ücretinin ödendiği 1 hafta sonunda zorunlu halin halen devam etmesi durumunda iş akdi haklı olarak feshedebilir. İşçinin kıdem tazminatı hakkı da mevcut olmaktadır.

İşyerinin işleyişinin tamamen durması veya çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması halinde işveren tarafından kısa çalışması başvurusu yapılabileceği de unutulmamalıdır. Kısa çalışma başvuru hakkında daha geniş bilgilendirme için sitemizdeki ‘’kısa çalışma ödeneği’’ yazımızdan faydalanabilirsiniz.


CORONAVİRÜS SEBEBİYLE İŞÇİ ÜCRETSİZ İZİN KULLANMAYA ZORLANABİLİR Mİ ?


İşçinin ücretsiz izne çıkartılması ancak işçinin kabulü halinde mümkündür. İşveren ve işçinin karşılıklı olarak anlaşması durumunda işçinin ücretsiz izin kullanması/kullandırılması söz konusu olabilmektedir. Bunun için bazı şartların mevcut olduğu da unutulmamalıdır. İş Kanunumuzda ücretsiz izin konusunda bir düzenleme olmamakla birlikte İşçinin ne kadar süre ile ücretsiz izin kullanacağı yazılı olarak belirlenmelidir. Aksi halde ücretsiz izin hali söz konusu olmayıp ucu açık süresi belli olmayan izin, işveren tarafından iş akdinin feshi olarak kabul edilmektedir. Ücretsiz izin sonrası işverenin iş akdini feshetmesi durumunda işçiye boşta geçen ücretinin ödenmesi gerekmektedir.


CORONAVİRÜS NEDENİYLE EVDEN ÇALIŞMA YAPILABİLİR Mİ?


İş sözleşmesinde işverenin iş görüleceği yer hükmünde değişiklik hakkı düzenlenmemiş ise işveren işçiyi evden çalışma yapmaya zorlayamaz. İşçi salgın hastalık nedeni ile işe gitmekten kaçınamaz. İşvereni evden çalışma için zorlayamaz. İş Kanunu işverenin, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri konusunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü olduğunu hüküm altına almıştır.


Peki evden çalışma halinde ücret kesintisi yapılabilir mi?


İşveren evden çalışan işçinin ücretini tam olarak ödemekle yükümlüdür. Kesinti yapılamaz. Yemek ücreti iş sözleşmesinde yahut uygulama ile işin nerede görüleceğinden bağımsız şekilde, ücretin parçası olarak kararlaştırılmışsa evden çalışma halinde dahi kesilmemesi gerekir. Yine ulaşım yardımı da iş sözleşmesinde yahut uygulama ile ücretin bir parçası olarak veriliyorsa evden çalışma halinde dahi kesilmemesi gerekir.

0232 335 15 32

Bu internet sitesinde bulunan her türlü hukuki görüş, belge, bilginin tamamı izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu tarafından bilgilendirme ve tanıtım amacıyla, kişisel ve ticari olmayan amaçlarla hazırlanmış ve erişime açılmıştır. Bunların hiçbiri Hukuki Tavsiye niteliğinde olmadığı gibi, en son hukuki durumu da yansıtmayabilir. Bu hukuki görüş, belge ve bilgilerin kullanımı ve kopyalanması izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu tarafından verilecek yazılı izini ile mümkündür. Bu halde bile, ziyaretçiler bu sitedeki hukuki görüş, belge ve bilgilere dayanarak hareket etmemelidirler. Ziyaretçiler bu hukuki görüş, belge ve bilgilerin yanlış olduğunu veya bu hukuki görüş, belge ve bilgilere dayanarak zarara uğradıklarını iddia edemezler. Sitede bulunan hukuki görüş, belge ve bilgilerin kullanımı sonucundan doğabilecek zararların tamamından kullanıcı sorumludur. İzmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu , bu internet sitesinde bulunan hukuki görüş, belge ve bilgilerin içeriğine dayanan üçüncü kişilerin durum ve davranışlarının sonuçlarından sorumluluk kabul etmez. Bu internet sitesinde bulunan hukuki görüş, bilgi ve belgelerin yazılı izinle dahi olsa kullanılması, İzmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu'na yazılı yada elektronik ortamda bilgi ve belge ulaştırılması, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu  ile Avukat – müvekkil ilişkisi yaratmayacaktır. Bu internet sitesinde kullanılan büro logosu, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu  tarafından yaratılmış olup, fikri hakları izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu 'na aittir. Logonun herhangi bir şekilde kopyalanması ve kullanılması bu hakların ihlali anlamına gelir ve kesinlikle yasaktır.Bu internet sitesine herhangi bir şekilde bağlantı yaratmak, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu 'nun yazılı onayı olmadıkça yasaktır. Bu siteyi ziyaret edenler, yukarıdaki şartları kabul etmiş sayılır.