Boşanmaya Giden yol: Aldatma ve Sanal Aldatma

En son güncellendiği tarih: 30 Kas 2018

Yrd.Doç.Dr. Hatice TOPÇU ERSOY Uzman Psikolog / Evlilik Terapisti Yazısından alıntıdır.


Aldatma

Aldatma evliliklerde sonu getiren en önemli sebepler arasında. Aldatmakavramının yanısıra sanal aldatma kavramı da son yıllarda sıkça telaffuz edilmeye başlandı. Günümüzde aldatma ile birlikte sanal aldatma da oldukça sık yaşanan sorunlardan biri. Aldatma nedir? Sanal aldatma nedir? Sanal aşk nedir? Aldatma ve sanal aldatma ilişkiyi bitirir mi? soruları birçok kişinin cevabını aradığı sorular.


Aldatma Nedir?

Evli olan veya ilişkisi olan bir kişinin, başka bir kişi ile duygusal veya cinsel açıdan yakınlaşması veya birliktelik yaşaması anlamına gelen aldatma, günümüz evliliklerinin en büyük sorunlarından birisi. Evliliğinde sorunlar yaşadığı için aldatan bireyler olabildiği gibi, evliliği gayet iyi giden kişiler de eşlerini aldatabiliyor. Yazımızda, aldatma ilişkiyi bitirir mi? Aldatma sonrası ilişki devam eder mi? Aldatma sebepleri nelerdir? gibi merak edilen pek çok sorunun cevabını bulacaksınız.

Sanal Aldatma Nedir?

Son yıllarda aldatma kavramı ile birlikte sanal aldatma ve sanal aşk kavramıyla da çok sık karşılaşılıyor. Günümüzde internetten tanıştıkları kadınlarla veya erkeklerle ilişki yaşayan evli insanların sayısı ne yazık ki hiç de az değil. Sanal aldatma adını alan bu durum, bazı kişiler tarafından ihanet olarak görülmüyor. Ancak sadakat sınırlarının kesinlikle dışında kalan bu durum, ortaya çıktığında, sonuçları oldukça yıkıcı. Eşinin sanal alemde karşı cinsten kişilerle görüştüğünü söyleyen danışanlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. "Eşim bilgisayarın başından kalkmıyor, elinden telefon düşmüyor" diye yakınan bu eşler, durumu bazen aldatma olarak görmek istemiyorlar. Ancak kabullenmek de istemiyorlar elbette. Sosyal paylaşım sitelerinde başlayıp, karşılıklı görüşmelerle devam eden aldatmalar da çok fazla yaşanıyor.

Aldatma nasıl anlaşılır, Aldatma belirtileri nelerdir?

Aldatan eşler öncekinden daha ince ve nazik davranabilir,

Aldatan eş, suçluluk duygusu ile eşine karşı fazla anlayışlı olabilir,

Aldatan eşler bazen de eşine karşı çok tahammülsüz olabilir, aklı hep başka yerde olabilir, dalgın ve unutkan olabilir,

Aldatan kişiler yalnız kalmak isteyebilir, eşi ile vakit geçirmek istemeyebillir, eşiyle cinsel ilişkiden uzaklaşabilir ve bu durumlar için garip bahaneler bulabilir,

Aldatma durumunda ihanet eden kişi, eşine karşı eleştirel olabilir, eşini aklındaki veya hayatındaki diğer kişi ile karşılaştırabilir,

Aldatan kişi bilgisayar ve telefon ile fazla meşgul olabilir, daha önce açık duran telefonuna şifre koyabilir, tuvalete veya banyoya bile telefonu ile girebilir,

Aldatan eş beraber olduğu kişi ile vakit geçirebilmek için eşine aptalca yalanlar söyleyebilir,

Aldatan eş hayal aleminde geziniyor gibi anlamsız bir sevinç içinde olabilir, bazen de özellikle beraber olduğu kişi ile kavuşma ümidi yoksa çok hüzünlü, kederli ve kızgın olabilir,

Aldatan eş önceden ilgi duyduğu şeylerden uzaklaşabilir, eş dost çevresinden uzaklaşabilir,

Aldatan kişi, sadece beraber olduğu kişi ile görüşeceği anları bekleyerek tüm zamanını geçirip, eşi yokmuş gibi davranabilir,

Aldatan eşler, kişisel bakımlarına ve giyimlerine daha fazla özen gösterebilirler.

Aldatma ilişkiyi bitiriyor mu?

Aldatma sonucunda ilişkinin çok büyük yara alacağı açık, ancak aldatma her durumda ilişkiyi ve evliliği bitirmiyor. Aldatılan eş hayalkırıklığı ve öfke ile ilişkiyi bitirme kararı alabiliyor ancak alınan bu ayrılık kararı çoğunlukla uygulanmıyor. Aldatılan eş gururu kırıldığı için, eşini cezalandırma isteği duyduğu için aldatan eşi terkedeceğini söyleyebiliyor. Kısa süre sonra ise, eşini kaybetme korkusu, eşini diğer kişiye bırakmak istememe ağır basıyor ve ayrılma kararı çoğu kez uygulanmıyor. Bazen de aldatılan eş, evliliğe devam edemeyeceğinden emin oluyor ve evliliği bitiriyor.

Aldatma insanlık tarihi boyunca varolmuş ama hiç şimdiki kadar yaygın olmamıştı. Aldatma ne yazık ki günümüzde çok sık yaşanıyor, ancak çok sık yaşanıyor olması yaşayanların acısını hafifletmiyor. Aksine aldatma bugünün modern insanlarının daha fazla canını yakıyor.

Geçmişte kültürel nedenlerle, kadınlar eşlerini başka kadınlarla paylaşmak zorunda kalıyorlardı. Bu durum herhalde tarihin hiçbir döneminde, hiçbir kadın için kolay olmamıştır. Toplumsal olarak erkeğin çok eşliliğinin kabul gördüğü dönemlerde, başka bir kadınla yaşanan ilişki aldatma sayılmıyordu. Bugün çok eşlilik, yerini tek eşliliğe bıraktı ancak diğer kadın veya erkekle gizli yaşanan ilişkiler yani aldatma evliliklerde ve ilişkilerde büyük bir problem olarak insanların karşısına çıkmış durumda.

Aldatma ve Yalan

Evlilik ve ilişkilerde aldatma nedenlerini ve psikolojisini anlamak çok önemlidir. Aldatma ve yalan ilişkisi nedir? Kıskançlık ve güven duygusu arasındaki ilişki nedir? Aldatma sonrası evlilik hiçbir şey olmamış gibi devam eder mi?

Eski arkadaşlar veya sevgililerle şans eseri karşılaşmalar, gelen bir telefon, kötü niyetli olmasa da sevgiliyi / eşi huzursuz edecek flörtöz bir görüşme gizlenir. Eşle ilgili duygular, ilişkiye dair şüpheler, sevip sevmediğinden emin olamama gibi durumlar saklanır.

Sadakatsizlik bir ilişki için en yıkıcı yalan türüdür. Geçmişte yaşanan ilişkilerle ilgili yalanların en büyüğü bile devam etmekte olan bir ilişki içindeki sadakatsizlik kadar ciddi bir sorun oluşturamaz. Ancak bu konuda da eşler birbirinden oldukça farklı tutumlar takınabilirler. Gözün görmediğine gönül katlanır diyenler olduğu gibi sadakatsizlik göstergesi olabilecek en ufak bir ipucunda bile fırtına koparan eşler vardır. Bazı çiftler sadakatsizliği adeta açık bir ilişki yaşayacak derecede olağan kabul ederler. Bazıları ise kesinlikle gizli kalmasına özen göstererek hayatlarını renklendirmeye çalışırlar! Bazı diğerleri ise eşlerinin ciddi tepki gösterebileceğini bile bile çok da dikkatli davranmazlar. Bu son grup ya eşin çaresizliğinden istifade ediyordur ya da artık ilişkisini gözden çıkarmıştır.

Erkekler neden aldatır?

Erkeklerin neden aldattığına dair tek bir sebep göstermek çok zor ancak heyecan arayışı, hayatın tekdüzeliğinden sıkılmış olma, cinsel hazlara düşkünlük, aşırı duygusal bir karaktere sahip olma, eşi tarafından anlaşılmamış ve haksızlığa uğramış hissetme gibi nedenleri sıralayabiliriz. Eşini seven ve evli kalmaya devam etmek isteyen erkekler de aldatabiliyorlar. Oysa kadınların aldatması ile ilgili nedenler oldukça farklı.

Kadınlar neden aldatır?

Kadınlar genellikle eşlerini sevmekten vazgeçtikleri zaman aldatmaya eğilimli hale geliyorlar. Çoğunlukla evliliklerini gözden çıkardıktan sonra kadınlar, bir başka erkekle görüşmeye başlıyorlar. Kadınların aldatması, erkeklerin aldatmasına kıyasla daha fazla duygusal nedenlerle ilişkili. Kadınlar eşlerinde bulamadıkları o 'güçlü' adamı diğer erkeklerde arayabiliyorlar. Bu durum kadınların aldatmasının en önemli sebebi. Çoğu kez eşlerinden vazgeçtikten sonra aldattıkları için kadınlar, diğer erkek için evliliklerini bitirebiliyorlar. Aynı zamanda kadınlar genellikle daha uzun süre boyunca yakalanmadan aldatmayı sürdürebiliyorlar.

Aldatma süreci genellikle kadın ve erkeğin 'kötü giden evliliklerini' birbirlerine anlatmaları ile başlar. Onlara göre, ikisi de anlaşılmamıştır, ikisinin de değeri eşi tarafından bilinmemiştir, çektikleri acılar birbirlerine benziyordur. Bu ortak yanlar onları birbirlerine yaklaştırır. Aslında birbirlerine itiraf etmeseler de, evlilikleri söyledikleri kadar kötü değildir. Ancak suçluluk duymamak için bu yalana ihtiyaçları vardır. Aldatan kişilerin evliliklerinde sorunlar olabilir tabi ki. Ancak yeryüzünde sorunsuz evlilik yoktur zaten. Üstelik aldatma, evlilik sorunlarını çözmenin bir yolu olmadığı gibi, problemleri çok daha karmaşık hale getiren bir durumdur. Aldatma, çoğu kez kolayı seçip kaçmaktır, oysa yeterince çaba gösterilirse tüm evlilik sorunları çözülebilir.

Erkeklerin ve kadınların aldatma nedenleri, biçimleri ve aldatma sonrası evliliklerine devam edip etmedikleri çok farklılık gösteriyor. Kadınlar genellikle aldatma sonrası diğer ilişkiyi seçip, eşlerinden boşanma kararı alırken, aldatan erkekler ise her iki ilişkiyi birlikte yürütmeyi tercih ediyorlar. Yani her iki kadından da vazgeçmek istemiyorlar. Bu durumu erkekler sevgililerine, "çocuklarım henüz küçük, onları bırakamam, ailemi karşıma alamam, çevremin tepkisinden korkuyorum" gibi bahanelerle açıklasalar da, çoğunlukla eşlerinden boşanmama nedenleri aslında eşlerinden kopamamaları. Evli iken başka kadınla beraber olan erkeklerden "artık eşimi sevmiyorum, onunla birlikte olmuyorum" diyenlerin çoğu yalan söylüyor. Kadınların sezgileri güçlüdür, bu yalanları hemen hissederler ancak bazen insan yalan da olsa inanmak ister.

Aldatma psikolojisi

Evlilik bir sadakat sözüdür ve aldatma evlilik için yıkıcıdır. Amerika'da 1950'lerde yapılan bir araştırmada erkeklerin yarısının kadınların da dörtte birinin kırk yaşına kadar eşini en az bir kez aldatmış olduğunu ortaya koyuyor. Seksenli yıllarda bu rakam erkekler için biraz artarken, kadınların aldatma oranları önemli oranda artarak erkeklerin rakamına yaklaşıyor. Ülkemizde oranlar muhakkak çok daha aşağılardadır ancak yine de evlenen kişilerin aldatılmayı akıllarına getirmeseler (getirmek istemeseler) de birçok eş için evlilik boyunca yaşanma ihtimali yüksek bir kriz olduğunu söylemek yanlış olmasagerektir.

Evlilikte cinsellikle ilgili hayal kırıklığı, merak, öfke, sıkılma, kabul görme ve onaylanma ihtiyacı eşin dışarıda cinsel ilişki aramasının en sık sebepleridir. Evlilikte yeterli sıklıkta ve doyum veren bir cinselliğin olmaması da cinsel doyumun dışarıda aranmasına yol açabilir. Evlilikteki yakınlaşma sorununun bir belirtisi olarak evlilik dışı ilişki / aldatma yaşanabilir. Yakınlaşma sorunu çok yakınlaşmaktan korkma şeklinde olabileceği gibi ihtiyaç duyduğu yakınlığı sağlayamama şeklinde de olabilir. Burada yakınlıktan kastedilen fiziksel bir yakınlık değil, olduğu gibi, içinden geldiği gibi davranma, konuşma, arzularını hayallerini ifade etme ve bunları yaparken yargılanmadan sevgiyle karşılık ve destek bulacağına inanmak ve güvenmektir. Yakınlıktan korkmak demek gerçekten kim olduğunu ne istediğini bilirse, eşinin kendisini sevmeye ve birlikte olmaya devam etmeyeceğinden korkmak anlamına gelebilir. Dışarıdaki ilişki zaten kısa zaman dilimlerini kapsayan bir ilişki olduğundan yakınlaşmak mümkün olmayacaktır. Başka bir açıdan bakıldığında yakınlık sorunu her iki eşin ortak sorunudur. Aldatma varsa ortada bir sorun var demektir ve sorun varsa diğer eş de gerçekten aldatmıyorsa bile aklından geçiriyor olması kuvvetle muhtemeldir!

Aldatan kadın olduğunda sorun genellikle yakınlaşma korkusundan çok yakınlık arayışı ve eşinin veremediği / vermediği sevgi, ilgi, kabul edilme, saygı görme, beğeniliyor olma duygularını verecek birini bulma ihtiyacıdır. Kadın aldattığında seks genellikle aldatmanın ana sebebi değildir (tabii ki her zaman değil).

Aldatma ve Kıskançlık

Kıskançlığın bir dereceye kadar birlikteliğin devamını sağlayan, hatta sevgiyi besleyen bir yanı olmakla birlikte bir noktadan sonra sürekli bir gerginlik kaynağı da olabilir. Eşinizin sizi aldattığına dair ortada gerçekten hiç bir neden olmadığı halde, hatta gelecekte aldatılabileceğiniz korkusuyla ya aldatılırsam diyerek bir ilişkiyi bitiremezsiniz. Aldatılmayı sizin ilişkiniz için, herkes için olduğundan daha olası kılan şey nedir? Eşinizin bir özelliği mi size bunu düşündürüyor? Yani aslında bu bir sezgi mi yoksa gerçek bir kuruntu mu? Ya da geçmişte yaşadığınız bir şey mi size sürekli olarak aldatılma olasılığını düşündürüyor? Bu soruların cevaplarını objektif gözle değerlendirecek bir uzmandan alabilirsiniz.

Aldatma ve Güven

Aldatma güveni sarsan en büyük sorunlardandır. Güven bir açıdan kıskançlığın tersi gibi görünse de, güven aldatılmayacağına dair inançla birlikte başka şeyler de içerir: Zor zamanlarında yanında olacağına, çocuk sahibi olurlarsa iyi anne/baba olacağına, kendisini gerçekten sevdiğine, zarar vermeyeceğine, yalan söylemeyeceğine inanmaktır güven. Aldatılan bazı eşler: "Ben eşime çok güveniyordum, herkes aldatabilir ama benim eşim asla yapmaz diyordum." derler. Bu kadar fazla güvenmesi de, aslında kişinin hayata ve ilişkilere bakış açısına dair bize fikir verir. Bu kadar fazla güveni eşi mi hak etmiştir, yoksa kişi çok fazla güvenme ihtiyacı içinde midir?

Ayrılamadığı için aldatma

Evliliği bitiremediği için karısını aldatan çok az erkek varken, kötü giden bir evliliği "sosyal ve ekonomik" nedenlerle bitiremeyen daha iyisini bulduktan sonra evliliği bitirmeye cesaret edebildiği için kocasını aldatan birçok kadın var. Karısını çok sevdiği halde onu aldatan birçok erkek olabilir ama kocasını çok sevdiği halde onu aldatan çok az kadın vardır.

Aldatmadan sonra ilişki

Aldatıldığını öğrenen kadın ve erkeğin duygusal tepkileri farklı olabilir. Aldatılan erkek kıskançlık ve öfke duygularını rakip erkekle bağlantılı olarak yaşarken, kadın daha çok genel bir kayıp, eşinin ilgisini ve bakımını kaybetme duygusu olarak yaşar kıskançlığı.

"Çok güçlü" kadınlar da aldatılır, hatta bazen belki de güçlü olduğu için aldatılır. Çok güçlüyüm ben onu değiştirebilirim. Çok güçlüyüm benim gücüm her ikimize de yeter.

Güçlü kadınlar gider kurtaracak birilerini bulurlar. Evin bütün işlerini yaptıkları yetmiyor gibi faturaları falan da gider yatırır bu kadınlar. Erkek de zaten tembel iyice tembelleşir karısı güçlü bir şekilde işleri kendi üstüne alınca. Gel zaman git zaman sıkılır bu pasiflikten. Hele orta yaşlara gelip yeterine erkek miyim? halen kadınlar beni çekici buluyor mu acaba? deyip bir ava çıkarlar. Bu av sırasında eğer karılarına yakalanmazlarsa bir süre avlanır, sonra yok yok bana göre değil deyip geri dönerler yuvalarına. Gerçi bunu bir kez ciddi deneyen bir adam daha sonraları arada bir başına bela açmayacak bir fırsat yakalarsa da kaçırmaz hiç.

Eğer yakalanırsa sorun çok karmaşık bir hal alır. Bazı kadınlar kocalarının yalanlarına isteyerek inanırlar. Zaten bu yaştan sonra yeni bir düzen kuracak halleri yoktur. Kocası, diğer kadının kendi üstüne atladığını ve tehdit ederek onunla yattığını söyler mesela kadın da buna inanmış görünür.

Duruma göre sonuç değişiyor. Örneğin bir kadının bütün hayatı boyunca değer verdiği en önemli şey dürüstlük ise, aldatıldığı takdirde kocası yalnızca kadının değersizleştirilmesine yol açmaz, hayatta en inandığı şeyin hiç ummadığı biri tarafından yıkılmasının şokunu da yaşar. Bir kayıptır bu ve her kayıpta olduğu gibi bu kayba alışmak zaman alır. Dünyanın bu yeni algılama tarzıyla tekrar yaşanabilir bir yer haline gelmesi için çalışacaktır.

Aldatma ve Boşanma

Aldatan bireyler, boşanma kararı almışlarsa genellikle kendilerini suçlu hissetmekten kurtulmak için şöyle söylerler: "Sevgilimle tanışamasaydım da boşanacaktım, zaten evliliğim iyi gitmiyordu". Madem evliliği kötü idi, niçin bir başkasını bulmadan boşanmadı. Çünkü insanların çoğu yalnız kalmaktan korkar, hayatında birisi olmasını garanti altına almak ister. Eğer sevgilisiyle tanışmasaydı, çok büyük olasılıkla 'kötü' giden evliliğini sürdürecekti. Çünkü daha iyi bir seçenek yoktu ancak daha 'iyi' ve daha yeni olanı bulduktan sonra ayrılma cesareti ortaya çıkıyor. Bu, insan doğasında varolan kolaycılık ile ilgili. Yani yalnız kalmadan, acı çekmeden yeni sevgi nesnesini bularak 'eskisinden kurtuluyor' bazı insanlar.

Her ne şekilde olursa olsun aldatma son derece yıkıcı bir durum. Evliliklerin bitme nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan aldatma, psikologların ve evlilik terapistlerinin en sık çalıştığı durumlar arasında yer alıyor.

Yrd.Doç.Dr. Hatice TOPÇU ERSOY   Uzman Psikolog / Evlilik Terapisti

0 görüntüleme

0232 335 16 35

Bu internet sitesinde bulunan her türlü hukuki görüş, belge, bilginin tamamı izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu tarafından bilgilendirme ve tanıtım amacıyla, kişisel ve ticari olmayan amaçlarla hazırlanmış ve erişime açılmıştır. Bunların hiçbiri Hukuki Tavsiye niteliğinde olmadığı gibi, en son hukuki durumu da yansıtmayabilir. Bu hukuki görüş, belge ve bilgilerin kullanımı ve kopyalanması izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu tarafından verilecek yazılı izini ile mümkündür. Bu halde bile, ziyaretçiler bu sitedeki hukuki görüş, belge ve bilgilere dayanarak hareket etmemelidirler. Ziyaretçiler bu hukuki görüş, belge ve bilgilerin yanlış olduğunu veya bu hukuki görüş, belge ve bilgilere dayanarak zarara uğradıklarını iddia edemezler. Sitede bulunan hukuki görüş, belge ve bilgilerin kullanımı sonucundan doğabilecek zararların tamamından kullanıcı sorumludur. İzmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu , bu internet sitesinde bulunan hukuki görüş, belge ve bilgilerin içeriğine dayanan üçüncü kişilerin durum ve davranışlarının sonuçlarından sorumluluk kabul etmez. Bu internet sitesinde bulunan hukuki görüş, bilgi ve belgelerin yazılı izinle dahi olsa kullanılması, İzmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu'na yazılı yada elektronik ortamda bilgi ve belge ulaştırılması, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu  ile Avukat – müvekkil ilişkisi yaratmayacaktır. Bu internet sitesinde kullanılan büro logosu, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu  tarafından yaratılmış olup, fikri hakları izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu 'na aittir. Logonun herhangi bir şekilde kopyalanması ve kullanılması bu hakların ihlali anlamına gelir ve kesinlikle yasaktır.Bu internet sitesine herhangi bir şekilde bağlantı yaratmak, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu 'nun yazılı onayı olmadıkça yasaktır. Bu siteyi ziyaret edenler, yukarıdaki şartları kabul etmiş sayılır.