Babalık Davası Nafaka ve Tazminat

4721 Sayılı Türk Medeni Hukukunda babalık davaları 301. madde ve devamında anlatılmış olup, çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebileceklerini açıklamıştır. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.

Babalık Davası ve Tazminat


Babalık davasına karina olarak kanunun 302. maddesinde şu belirtilmiştir. "Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur. Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder."

Babalık davasını kimler, hangi süre içerisinde açabilir?

a)Evlilik dışında doğan çocuğun annesi, babalık davası açabilir: Evlilik dışı doğan çocuğun annesi, evlilik dışı çocuk doğmadan evvel veya doğumdan itibaren nihayet 1 sene içinde açabilir. Bu süre hak düşürücü süredir. Babalık davası, anne tarafından açılmış ise, 1 senelik süre “doğum” tarihinden itibaren başlar. b)Çocuk adına kayyım tarafından babalık davası açılabilir: Babalık davası, çocuk adına kayyım tarafından açılmış ise, kayyım’ın “atanma” tarihinden itibaren başlar, atanma tarihinden itibaren, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde babalık davasını açar. kayyım tayini : Evlilik dışı doğan çocuk adına açılacak babalık davasında, çocuğun çıkarlarını koruması için, sulh hukuk mahkemesinde, “kayyım” tayin edilir. “-…babalık davasında, “kayyım” bulunmalıdır. dava ana adına açılmış olsa bile, kayyım’ın katılmasına (müdahalesine) olanak hazırlanmalıdır”. (hgk 13.04.1988 t., e: 1987/2-871, k: 1988/330) “-…ana tarafından açılan babalık davalarında, mutlak surette küçüğe kayyım tayin edilmelidir”. (hgk 20.01.1998 t., e. 1987/2-473, k: 1988/42) c)Çocuk açabilir: Çocuk için kayyım tayin edilmemiş ise, çocuk “reşit” olduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde babalık davasını kendisi açabilir.

Neden 1 yıllık dava açma süresinin niteliği : Kanunda gösterilen 1 yıllık dava açma süresi, “hak düşürücü” süredir. 1 yıllık süre, kamu düzenini ilgilendirir. Hakim tarafından resen araştırılır ve uygulanır. (hgk 04.11.1992 t., e: 1992/2-543, k: 1992/635) istisnası : “-…babalık davasında, söz konusu 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinde, davalı taraf bir takım hileli davranış tutum ve olaylarla, örneğin ana ile evleneceğine dair vaatlerle ona güven vererek oyalamış ve bu nedenlerle, 1 yıl içinde dava açılmasını engellemiş ise, 1 yıllık süre geçmesine rağmen yine dava açılması mümkündür”. (hgk 28.03.2001 t., e: 2001/2-239, k: 2001/300) “-…davacı annenin, babalık davasında hak düşürücü süreyi davalının oyalayıcı ve aldatıcı eylemleri ile geçirttiğine dair savunmasının incelenmesi doğrudur”. (hgk 12.12.1980 t., e: 1980/2-2518, k: 1980/2762)

Babalık davasının tarafları kimlerdir? Kimlere karşı dava açabiliriz? a)Evlilik dışı babaya karşı açılabilir. b)Baba ölmüş ise, babanın mirasçılarına karşı açılabilir.

Hangi hallerde, babalık davası açılmasına ihtiyaç yoktur? Evlilik dışı baba, notere gider, çocuğun kendisinden olduğunu resmi beyanla kabul ederse veya nüfus müdürlüğüne giderek, çocuğu tanır ise, babalık davası açmaya gerek yoktur. Bu tür açılan davalar hakim tarafından red edilir.

Baba dava açabilir mi?

Evlilik dışı doğan çocuğun babası kanunun 286. maddesi gereğince, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır. Soybağının reddi davasında ayrıca Çocuk da dava hakkına sahiptir. Bu dava ana ve kocaya karşı açılır.

Evlilik dışı doğan çocuğun “velayeti” kime bırakılır? Kanun gereği evlilik dışı doğan çocuğun velayeti "anne" ye aittir.

BABALIK DAVASINDA NAFAKA, TAZMİNAT, DOĞUM GİDERLERİ VE DİĞER MALİ HAKLAR

Babalık davası içerisinde istenen nafaka talebi, babalık davasının, “eki” niteliğindedir ayrıca “harca” tabi değildir. Nafaka talebinin reddi veya kabulü halinde, “vekalet ücretine” de hükmedilemez. Müşterek çocuklar yararına 18 yaşına kadar nafaka her zaman istenebilir ve bunun için evlilik birliğinin kurulmuş olması gerekmez. Evlilik dışı olduğu için boşanmaya bağlanan hukuksal sonuçlardan yararlanamaz. Örneğin yoksulluk nafakasına karar verilemez, boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Fakat şartları oluşmuş ise genel hükümlerden yararlanarak maddi ve manevi tazminat isteyebilir. “-…babalık davasında, manevi tazminata karar vermek için, evlenme vaadi şarttır”. (hgk 10.06.1987 t., e: 1987/12-375, k: 1987/498) TMK 304 maddesi gereği doğumdan önceki ve sonraki 6 şar haftalık geçim giderleri,gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderleri babalık davasıyla birlikte veya ayrıca istenebilir. Ayrıca TCK açısından düşünülür ise: madde 232 - (1) aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. madde 233 - (1) aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Masraflar : “-…hakim, gerekli masrafların, iki taraftan birinin veya her ikisinin ödemesine karar verebilir. tayin olunan süre içerisinde masrafın yatırılmaması halinde ise, ilerde haksız çıkandan alınmak üzere, devlet hazinesinden karşılanmasına karar verilebilir”. (2 hd. 22.10.2007 t., e: 2006/19367, k: 2007/14093) Evlilik dışında doğan çocuk, kendisine verilen ana veya baba, çocuğun infak ve iaşesi için gerekli masrafa iştirak zorundadır. (2 hd. 23.06.1995 t., e: 1995/6539, k: 1995/7418)

Kısacası, çocuk tanıma yolu ile babasının nüfusuna kaydedildi ise, çocuk için iştirak nafakası davası açabilirsiniz. Ama çocuk tanınmadıysa çocuk için nafaka isteyebilmek için öncelikle babalık davası açmanız gerekir. Bu dava içerisinde çocuk için nafaka talebinde de bulunabilirsiniz.

ANANIN MALİ HAKLARI TMK Madde 304 - Ana, babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir: 1. Doğum giderleri, 2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri, 3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler. Çocuk ölü doğmuş olsa bile hakim, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir. Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir.

Evlilik dışı çocuk, babaya, “mirasçısı” olabilir mi?

Evlilik dışı doğan çocuk babasına mirasçı olabilir. Bu durum tabii baba olması ve hukuken tanınmış olması gereklidir. Eğer açılan babalık davası red edilirse çocuk babasına mirasçı olamaz. Bazı Yüksek Mahkeme Kararları “-…tabii babalığına hükmolunan çocuk, gayri sahih nesepli olarak 743 sayılı medeni kanunun 3678 sayılı kanunla değişik 443. maddesi uyarınca, babasına mirasçı olur”. (ibk 22.02.1997 t., e: 1996/1, k:1997/1) “-…tabii babalığına karar verilen çocuk, medeni kanunun 443. maddesindeki nesebi sahih olmayan çocuk kapsamındadır ve nesebi sahih çocuklar gibi, “mirasta eşit” pay sahibi olur”. (hgk 29.06.1994 t., e: 1994/2-244, k: 1994/465) “-…bir kimsenin kanından gelen şahsın onun mirasçısı olabilmesi için, kan bağının varlığı yeterli değildir. bu kan bağının, “hukuken” tanınmış olması gerekir”. (2. hd. 26.04.1993 t., e: 1993/603, k: 1993/4179) “-…açtığı babalık davası ret edilenler, baba olduğu iddia olunan kimseye mirasçı olamazlar. 02.02.1997 tarihli 1/1 sayılı içtihadı birleştirme kararından yararlanamazlar”. (hgk 14.05.1997 t., e: 1995/2-414, k: 1997/424)

Evlilik dışı doğan çocuK kimin soyadını taşır?

Kanununun 321. maddesine göre, çocuk ana baba evli ise ailenin soyadını taşır. Ana baba evli değil ise, çocuk annenin soyadını taşır. Evlilik harici doğan ve annesinin hanesinde nüfusa kayıtlı olan küçüğün, davalı babanın soyadını taşımasını sağlayacak ve idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde baba hanesine kayıt ve tesciline karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır”. (2 hd. 02.03.2006 t., e: 2006/1223, k: 2006/2652) “-…çocuk, ana ve baba evli ise ailenin, evli değil ise, ananın soyadını taşır. babasının nüfusuna kaydının yapılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır”. (2 hd. 05.04.2004 t., e: 2004/3567, k: 2004/4312)

Dava, kimlere ihbar edilir? 1)Cumhuriyet Savcısı ve hazineye ihbar : 4721 sayılı türk medeni kanununun, 301. maddesi gereğince, babalık davasının, cumhuriyet savcısına ve hazineye ihbarı zorunludur. humk m. 49 uyarınca, babalık davasında, dava cumhuriyet savcısı ve hazineye ihbar edilmeden katılmalarına imkan tanınmadan eksik hasım ve tahkikatla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. (hgk 02.02.2005 t., e: 2004/2-746, k: 2005/22) 2)Anne açmış ise, davanın kayyıma ihbarı zorunludur. 3)Davayı kayyım açmış ise, davanın anneye ihbarı zorunludur. “-…babalık davası, ana tarafından açılmış ise kayyıma, kayyım tarafından açılmış ise anaya ihbar edilir”. (2 hd. 09.03.2003 t., e: 2007/18503, k: 2009/3933)

Dava için yapılacak bilirkişi incelemesi nasıl ve nerelerde yapılıyor?

1)DNA testi ile babalık karinesi ortaya çıkar 2)Sağlıklı ve doğru bir sonuca ulaşabilmek için, sadece kan örneklerinin alınması yeterli olmayabilir. Duruma göre kıl, mukoza (tükürük) ve doku örneklerinin de alınması gerekebilir. 3)Bu testler, adli tıp kurumunda veya mahkemenin yetkili kıldığı kurumda, davacı, çocuk ve davalı “birlikte” kuruma sevk edilip yeterli raporlar alınmalıdır. (2. hd. 01.04.1994 t., e: 1994/2615, k: 1994/3332) Yetkili ve görevli mahkeme : Çocuğun doğduğu yer yetkili, aile mahkemeleri görevli mahkemedir.

Yabancı bir mahkemeden babalık davasi ile ilgili alınan bir karar Türkiye’de geçerli olabilmesi için Yabancı mahkemeden alınan babalık kararı, önce kesinleştikten sonra tercüme ettirilip, davacı veya vekili tarafından Türk Aile Mahkemelerinde, tanıma veya tenfiz davası açılarak bu karar geçerli hale getirilebilir.

“-…babalık davasında mk. m. 295’e göre, kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır”. (ibk 08.11.1991 t., e: 1990/4, k: 1991/3)

Kamu düzenine ilişkin hallerde, örneğin babalık davasında, mahkeme, kamu düzeni düşüncesi ile, talepten fazlasına karar verebilir. (hgk 16.07.2008 t., e: 2008/15-500, k: 2008/504)

279 görüntüleme

0232 335 15 32

Bu internet sitesinde bulunan her türlü hukuki görüş, belge, bilginin tamamı izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu tarafından bilgilendirme ve tanıtım amacıyla, kişisel ve ticari olmayan amaçlarla hazırlanmış ve erişime açılmıştır. Bunların hiçbiri Hukuki Tavsiye niteliğinde olmadığı gibi, en son hukuki durumu da yansıtmayabilir. Bu hukuki görüş, belge ve bilgilerin kullanımı ve kopyalanması izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu tarafından verilecek yazılı izini ile mümkündür. Bu halde bile, ziyaretçiler bu sitedeki hukuki görüş, belge ve bilgilere dayanarak hareket etmemelidirler. Ziyaretçiler bu hukuki görüş, belge ve bilgilerin yanlış olduğunu veya bu hukuki görüş, belge ve bilgilere dayanarak zarara uğradıklarını iddia edemezler. Sitede bulunan hukuki görüş, belge ve bilgilerin kullanımı sonucundan doğabilecek zararların tamamından kullanıcı sorumludur. İzmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu , bu internet sitesinde bulunan hukuki görüş, belge ve bilgilerin içeriğine dayanan üçüncü kişilerin durum ve davranışlarının sonuçlarından sorumluluk kabul etmez. Bu internet sitesinde bulunan hukuki görüş, bilgi ve belgelerin yazılı izinle dahi olsa kullanılması, İzmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu'na yazılı yada elektronik ortamda bilgi ve belge ulaştırılması, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu  ile Avukat – müvekkil ilişkisi yaratmayacaktır. Bu internet sitesinde kullanılan büro logosu, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu  tarafından yaratılmış olup, fikri hakları izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu 'na aittir. Logonun herhangi bir şekilde kopyalanması ve kullanılması bu hakların ihlali anlamına gelir ve kesinlikle yasaktır.Bu internet sitesine herhangi bir şekilde bağlantı yaratmak, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu 'nun yazılı onayı olmadıkça yasaktır. Bu siteyi ziyaret edenler, yukarıdaki şartları kabul etmiş sayılır.