• Av.Harun Ümit Eren

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI


Medeni Kanun’a göre iki çeşit boşanma davası vardır. Bunlardan ilki anlaşmalı boşanma davası diğeri ise çekişmeli boşanma davasıdır.


Anlaşmalı boşanma davası, tarafların her ikisinin de boşanmanın tüm sonuçları üzerinde ortak karara vararak boşanmaya karar vermesidir. Tazminatlar, çocuğun velayeti gibi konularda eşler anlaşma sağladıkları için anlaşmalı boşanma süreci çekişmeli boşanma davalarına göre çok daha kısa sürelerde sonuçlanmaktadır. Çekişmeli boşanma davası ise, taraflar arasında boşanmada hangi tarafın kusurlu olduğu, maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet, ev eşyalarının paylaşımı vb. gibi konularda anlaşmazlıkların yaşandığı boşanma türüdür.


Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Koşullarda Açılabilir ?


Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanma davasına göre avantajlarından yukarıda kısaca bahsettik. Ancak bu avantajların yanı sıra hakimin anlaşmalı boşanmaya karar verebilmesi içine evlilik birliği içerisinde bazı koşulların gerçekleşmiş olması gerekmektedir.


1-) Evlilik ilişkisinin en az 1 yıl sürmüş olması gerekmektedir.


Evlilik birliğinin 1 yıl sürmüş olması gerekmektedir. 1 yıllık süreden kastedilen resmi nikah tarihi ile boşanma talebinin veriliş tarihi arasındaki süredir. İmam nikahı ve nişanlılık gibi süreçler bu süreye dahil edilmezler.


2) Eşlerin mahkemeye beraber başvurmuş ya da bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmiş olması gerekir.


Eşler anlaşmalı boşanma amacıyla ortak bir dilekçe ile mahkemeye başvuru yapmalı ya da bir eş tarafından yapılan başvuruyu diğer eşin kabul etmesi gerekmektedir.Bu sebeple anlaşmalı boşanmaya karar veren tarafların hukuki destek alarak boşanmanın tüm sonuçlarını içeren bir protokol hazırlaması sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların giderilmesi açısından önemlidir. Yargıtayın güncel kararlarında da belirtildiği üzere hazırlanan bu anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar tüm hususları açıkça tüm sonuçları ile belirtmelidir.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019 tarihli aşağıdaki kararında da taraflar arasında yapılan protokol hükümlerinin açık olmaması sebebiyle hak kayıplarına engel olmak için davalı tarafın tavzih talebinin kabulü gerektiğine karar vermiştir.


“Davalı erkek anlaşmalı boşanma kararının 200.000 TL bedelin ödenmesine ilişkin 7. bendinin 23.05.2016 tarihli anlaşma protokolüne aykırı olduğu gerekçesiyle tavzih talep etmiş mahkemece davalının tavzih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. …….Taraflarca imzalanan ve duruşmada da tekrar edilen protokolde Varlık No.l’ de kayıtlı mülk satıldığında 200.000 TL’nin ödeneneceğinin kararlaştırıldığı oysa hükme mülkün satılması koşulunun yazılmadığı diğer taraftan da hükümde protokolün aynen onaylanmasına karar verildiği, tarafların iradelerinin de Varlık No:1'de kayıtlı mülk satıldığında davalının davacıya 200.000 TL ödeyeceği yönünde olduğu anlaşılmaktadır. O halde davalının davacıya ödeyeceği 200.000 TL'ye ilişkin kısmın tarafların iradelerine aykırı olarak maddi hata nedeni ile eksik olarak hükme geçirildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece davalının tavzih talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi doğru olmamıştır.”


3-) Tarafların hakim huzurunda boşanma iradelerini açıklamaları gerekmektedir.


Boşanma, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için tarafların yani eşlerin mahkeme huzurunda hakimin karşısında boşanma isteklerini özgür iradeleriyle beyan etmeleri gerekmektedir. Hakim tarafından boşanmanın tüm sonuçları için ortak bir idarede karar vermesi ile boşanmaya karar verilebilir.


4-) Hakim, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu ile ilgili düzenlemeyi uygun bulması gerekir.


Tarafların hakime sundukları anlaşmalı boşanmadaki şartların hakim tarafından uygun bulunup kabul edilmesi gerekmektedir. Buradaki şartlardan kasıt maddi-manevi tazminat, nafaka (İştirak ve yoksulluk nafakası), çocukların velayeti, çocuklar ile kişisel münasebet gibi hususların hakim tarafından uygun bulunması gerektiğini tanımlamaktadır.


Anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma davasına nasıl dönüşür ?


Yukarıda detaylı olarak anlatmış olduğumuz şekliyle anlaşmalı boşanma davası açmak için gerekli koşulları sağlayan taraflar arasında anlaşmalı boşanma sürecinde anlaşmazlık olması durumunda anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma davası gibi görülmeye devam olunur. Şöyle ki anlaşmalı boşanma süreci devam ederken eşlerden biri dilekçesi ile veya vermiş olduğu beyanla anlaşmalı boşanmadan dönerse açılmış olan boşanma davası çekişmeli boşanma davasına dönüşür.


Çekişmeli Boşanmanın Anlaşmalı Boşanma Davasına Dönüşmesi


Eşlerden birisi önceden açtığı boşanma davasına diğer eşin de katılımıyla bir protokol düzenlenmesi durumunda çekişmeli boşanma davası anlaşmalı boşanma davasına döner. Bu durumda da anlaşmalı boşanmanın diğer şartlarının oluşmuş olması aranmaktadır.


Detaylı olarak açıklandığı üzere evlilik birliğini sona erdirmek isteyen taraflar sonradan hak kaybı yaşamamak, anlaşmalı boşanma davası protokolü hazırlamak ve bu süreci sağlıklı bir şekilde yürütmek için mutlaka hukuki destek almalıdırlar.


Analşamalı boşanma davası 2020 güncel anlaşmalı boşanma davası ücret ve tarafların sorumluluklarına ilişkin yazımızı okumak için ; https://www.kapitalhukuk.net/post/2020-anla%C5%9Fmal%C4%B1-bo%C5%9Fanma-davas%C4%B1-%C3%BCcreti

Stj. Av. İsmail Kemikli

0 görüntüleme

0232 335 16 35

Bu internet sitesinde bulunan her türlü hukuki görüş, belge, bilginin tamamı izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu tarafından bilgilendirme ve tanıtım amacıyla, kişisel ve ticari olmayan amaçlarla hazırlanmış ve erişime açılmıştır. Bunların hiçbiri Hukuki Tavsiye niteliğinde olmadığı gibi, en son hukuki durumu da yansıtmayabilir. Bu hukuki görüş, belge ve bilgilerin kullanımı ve kopyalanması izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu tarafından verilecek yazılı izini ile mümkündür. Bu halde bile, ziyaretçiler bu sitedeki hukuki görüş, belge ve bilgilere dayanarak hareket etmemelidirler. Ziyaretçiler bu hukuki görüş, belge ve bilgilerin yanlış olduğunu veya bu hukuki görüş, belge ve bilgilere dayanarak zarara uğradıklarını iddia edemezler. Sitede bulunan hukuki görüş, belge ve bilgilerin kullanımı sonucundan doğabilecek zararların tamamından kullanıcı sorumludur. İzmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu , bu internet sitesinde bulunan hukuki görüş, belge ve bilgilerin içeriğine dayanan üçüncü kişilerin durum ve davranışlarının sonuçlarından sorumluluk kabul etmez. Bu internet sitesinde bulunan hukuki görüş, bilgi ve belgelerin yazılı izinle dahi olsa kullanılması, İzmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu'na yazılı yada elektronik ortamda bilgi ve belge ulaştırılması, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu  ile Avukat – müvekkil ilişkisi yaratmayacaktır. Bu internet sitesinde kullanılan büro logosu, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu  tarafından yaratılmış olup, fikri hakları izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu 'na aittir. Logonun herhangi bir şekilde kopyalanması ve kullanılması bu hakların ihlali anlamına gelir ve kesinlikle yasaktır.Bu internet sitesine herhangi bir şekilde bağlantı yaratmak, izmir avukat KAPİTAL HUKUK Bürosu 'nun yazılı onayı olmadıkça yasaktır. Bu siteyi ziyaret edenler, yukarıdaki şartları kabul etmiş sayılır.